FIRTINA FOTOĞRAFI VE MADALYON

75,00

Kitaptaki üç farklı öykü, zamandan bağımsız yapılarıyla yaşanabilmesi muhtemel veya yaşanıp unutulmuş hikayeleri içermektedir. Madalyon öyküsü’nde, bir akademik toplantıdan dönen akademisyenin yol üzerindeki Gölyazı Köyü’nü merak ederek arabasıyla bu köyü ziyareti esnasında karşılaştığı gölden tutulan balıkların mezadında gördüğü balıkçının (Balıkçı Ahmet) elindeki madalyon ile macera başlar. Akademisyen; madalyonun nereden geldiğini, tarihi bir eser olup olmadığını anlamak adına bu balıkçıyı konuşturabilmek için tekne ile ücreti karşılığında göl turu yapmaya O’nu ikna eder. Göl turu esnasında suyun çekilmesiyle su yüzüne çıkmış Kilise Kalıntıları ve kara tarafındaki arazi dikkatini çeker. Kilise Kalıntıları’nı yukarıdan daha iyi gözlemleyebilmek adına gölün karşı yakasındaki tepedeki yarı yıkık kaleye çıkmak için balıkçı ile anlaşır.
Fırtına öyküsü’nde, bir Sanat Tarihi Profesörü’nün, İstanbul Haliç Kenarı’nda bir sonraki vapuru beklerken can sıkıntısıyla girmiş bulunduğu bir binadaki sonradan haberdar olduğu yarışmadan bir süre sonra kibarca kovulmasıyla gelişen olaylar konu edinilmiştir. Orada yarışmadan haksızca elenerek kapıya atılan proje portfolyolarından birkaçını yanına almasıyla olaylar gelişmektedir. Fotoğraf öyküsü anlatıcısının ağzından başlayan birinci şahıs gözünden aktarılan bir hikayedir. Fotoğraf karesine sıkışmış görüntüde anlatılan hayatları, çevredeki görünen şehre ait mimari öğeleri, insanların o anki durumlarını, yaşlı bir adamın hali üzerinden günümüz toplumu’ndaki insan ilişkilerinde yozlaşma, insanı ve canlıları umursamama, maddiyatın ön plana çıkması yanı sıra halen bir umudun var olduğuna dair bir fikir vermeye çabalayan kısa bir öyküdür.

Kategoriler:

Kitaptaki üç farklı öykü, zamandan bağımsız yapılarıyla yaşanabilmesi muhtemel veya yaşanıp unutulmuş hikayeleri içermektedir. Madalyon öyküsü’nde, bir akademik toplantıdan dönen akademisyenin yol üzerindeki Gölyazı Köyü’nü merak ederek arabasıyla bu köyü ziyareti esnasında karşılaştığı gölden tutulan balıkların mezadında gördüğü balıkçının (Balıkçı Ahmet) elindeki madalyon ile macera başlar. Akademisyen; madalyonun nereden geldiğini, tarihi bir eser olup olmadığını anlamak adına bu balıkçıyı konuşturabilmek için tekne ile ücreti karşılığında göl turu yapmaya O’nu ikna eder. Göl turu esnasında suyun çekilmesiyle su yüzüne çıkmış Kilise Kalıntıları ve kara tarafındaki arazi dikkatini çeker. Kilise Kalıntıları’nı yukarıdan daha iyi gözlemleyebilmek adına gölün karşı yakasındaki tepedeki yarı yıkık kaleye çıkmak için balıkçı ile anlaşır.
Fırtına öyküsü’nde, bir Sanat Tarihi Profesörü’nün, İstanbul Haliç Kenarı’nda bir sonraki vapuru beklerken can sıkıntısıyla girmiş bulunduğu bir binadaki sonradan haberdar olduğu yarışmadan bir süre sonra kibarca kovulmasıyla gelişen olaylar konu edinilmiştir. Orada yarışmadan haksızca elenerek kapıya atılan proje portfolyolarından birkaçını yanına almasıyla olaylar gelişmektedir. Fotoğraf öyküsü anlatıcısının ağzından başlayan birinci şahıs gözünden aktarılan bir hikayedir. Fotoğraf karesine sıkışmış görüntüde anlatılan hayatları, çevredeki görünen şehre ait mimari öğeleri, insanların o anki durumlarını, yaşlı bir adamın hali üzerinden günümüz toplumu’ndaki insan ilişkilerinde yozlaşma, insanı ve canlıları umursamama, maddiyatın ön plana çıkması yanı sıra halen bir umudun var olduğuna dair bir fikir vermeye çabalayan kısa bir öyküdür.

Değerlendirmeler

Henüz değerlendirme yapılmadı.

“FIRTINA FOTOĞRAFI VE MADALYON” için yorum yapan ilk kişi siz olun

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Kitap Bilgileri

Yazar:BAHADIR KARASULU
Hazırlayan:Resul KURUMAN
Kapak:DEMET GÖK
Sayfa Düzeni:Kerim KANTARCI
ISBN:9786256423671
Barkod:9786256423671
Editör:H.SERRA TOPLU
Sayfa Sayısı:49
Boyutlar:13,5X21
Baskı Kalitesi:ENSO 70 GR
Basım Tarihi:ARALIK 2023